Bu yazıda kişilerin aralıklı oruç yaparken düştükleri en dikkat çekici hataları derledim. Hazırsanız başlayalım 🙂
HATA 1: ARALIKLI ORUCUN KESİNLİKLE 2 ANA ÖĞÜNLE YAPILMASI GEREKTİĞİNİ ZANNETMEK
- Aralıklı oruç sadece ne zaman yiyeceğinize karışan bir sistemdir, öğün sayınıza karışmaz. Evet az öğün yapmak çoğu kişi için sağlıklıdır ancak kişinin hayat koşulları ya da sağlık durumu buna müsaade vermiyorsa 2 ana öğünden fazla ana öğün yapabilir. Zamanla öğün sayısını düşürmek isteyenler düşürebilir elbette.
HATA 2: ARALIKLI ORUÇTA ARA ÖĞÜN YAPILMADIĞINI ZANNETMEK
- En çok karşılaştığım hatalardan biri bu: yeme penceresi içinde ara öğün yapılamayacağını zannetmek. Sırf bu yüzden aralıklı oruca başlamayanlar bile var. Adı üstünde “yeme penceresi”, ismi bu ise neden bu pencerede ara öğün yapılmasın? İhtiyaç yoksa yapılmayabilir ancak ihtiyaç duyanlar rahatlıkla ara öğün yapabilir. Yeter ki ara öğünler oruç penceresine taşmasın.
HATA 3: İLK ÖĞÜNÜ GEÇ BİR SAATTE YAPMAK ZORUNDA OLDUĞUNU ZANNETMEK
- Bu hata da en sık gördüğüm hatalardan biri. Evet aralıklı oruç size bir saat aralığı sunuyor ancak bu aralığa ne zaman başlayacağınıza karar vermiyor ki. Halk arasında ilk öğünün öğlen yenmesi gerektiği yönünde sağlam bir inanış var. Bu inanış ilk öğününü öteleyemeyen kişilerin aralıklı oruca yanaşmamasına da neden oluyor. Örneğin bir kişi 06.00’da uyanıyor, 12.00’ı beklemesi hem sağlıksız hem de gereksiz. Ya da insülin direnci olan biri de bu kadar saat beklerken oldukça zorlanabilir. Bu kişiler için yeme penceresi daha erken açılmalı. Aslında hiçbir sorunu olmayan kişiler bile yeme penceresini erken açabilir. Örneğin 06.00’da uyanan bir kişi 08.00’da ilk öğününe başlayıp 16.00’da yeme penceresini kapatmak isteyebilir. Neticede akşam açlığı daha mühimse yeme pencerelerinin erkene kaydırılmasında hayır vardır. Eğer bir kişi 10.00’da uyanıyorsa elbette 12.00 ya da 13.00 gibi penceresini açabilir (ben yine de erken kalkıp uygun bir saatte yeme penceresinin açılması taraftarıyım).
HATA 4: YEME PENCERESİNİ GÜNÜN İLERLEYEN SAATLERİNE KAYDIRMAK
- Bir kişinin kendisi için 8 saatlik bir yeme penceresi planladığını düşünün. Uyanma saatinin 07.00 olduğunu göz önüne alacak olursak sizce yeme penceresi olarak 09.30-17.30 mu daha mantıklı olur yoksa 13.00-21.00 mı? İlk seçenek daha sağlıklı geliyor değil mi? Çünkü vücudumuz akşam geç saatlerde sindirim yapmak istemez ve uyumaya yakın sindirim sisteminin boş olmasının pek çok yararı vardır. Bana kalırsa kilo verdirme etkisi olarak da ilk seçenek çok daha iyidir.
HATA 5: KALORİYİ AŞMAK
- “Nasılsa aralıklı oruç yapıyorum, yeme ve oruç pencere saatlerime dikkat edersem istediğim kadar yiyebilirim” düşüncesi hatalı bir düşüncedir. Aralıklı orucun kendisi, kilo almamayı bir yere kadar tolere eder. Evet yeme içme saatlerine hiç dikkat etmeyen birine göre kaloride esneklik avantajı sağlar ama bu sonsuz bir kredi değildir, aralıklı oruç yapsanız bile aldığınız kaloriye dikkat etmeniz gerekir.
HATA 6: AZ KALORİ ALMAK
- Nasıl ki gereğinden fazla kalori almak bir hataysa az kalori almak da bir hatadır. Orucun zayıflama getirisini katlamak için az kalori almak kişinin bir noktadan sonra iştah patlaması yaşamasına sebep olur. Ne türk diyet yaparsak yapalım ne fazla kalori alalım ne de eksik.
HATA 7: SÜREKLİ TEK ÖĞÜN YAPMAK
- Sürekli tek öğün yapmak her gün ihtiyacınız olan kalorinin çok altında kalmanıza sebep olmakla kalmayıp yetersiz vitamin ve mineral almanıza da sebep olur. Neticede 1300 kalorilik besinden alınacak vitamin, mineral ve lif nerde, 500 kaloriden alınacak vitamin, mineral ve lif nerede… Sürekli tek öğün yapmak sürekli düşük kalori alımına sebep olduğu için bir süre sonra tiroit hormonlarında azalmayla beraber metabolizma hızında yavaşlama meydana gelecektir, bu vücudun az besin ile idare etmesini sağlaması için bir adaptasyondur. Özellikle kadınlarda sık sık tek öğün yapılmasını önermiyorum, regl kesilmelerine gidecek kadar etki edebilir. Aklınızdan geçen soruyu biliyorum “Menopozdayım, ben sürekli tek öğün yapabilir miyim?”, hayır yapamazsınız. Kadın vücudu her zaman daha hassastır ve daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar.
HATA 8: YETERLİ MİNERAL ALMAMAK
- Aralıklı oruç ne yediğinize karışmasa da gün içinde yemek yediğiniz anları ciddi şekilde kısıtlar. Yani otomatik olarak yeme miktarınız düşer. İnsülin yavaş yavaş düşmeye başlar, vücuttan ödem atılmaya başlanır. Vücudunuzdan ciddi ödem atan her sistem içinde mineral alımıza dikkat etmeniz gerekiyor, yemeklerini tuzsuz yemeyin ve muhakkak bir magnezyum takviyesi alın.
HATA 9: ORUCU BOZACAK ŞEYLERE HAKİM OLMAMAK
- Halk arasında yine sağlam bir inanış var o da ilk öğünden önce yağlı ya da kolajenli kahve içmenin gerekli olduğu. Öncelikle demeliyim ki gerekli değil. Bu yöntem ilk öğününü ötelemek isteyen ancak bunu yapmaya çalışırken zorlanan kişiler için ortaya çıktı. Yani ilk öğüne kadar yağlı kahve içilirse kahvenin verdiği yağ enerjisi ile kişi ilk öğüne kadar tok kalıyor. Evet yapılabilir, bence güzel bir yöntem de. Ancak şunu bilmelisiniz ki yağ kalori içerdiği için yağlı kahveyi içmeye başladığınız an yeme pencerenizin açıldığı andır.
HATA 10: AÇLIĞI SÜREKLİ ÇAY KAHVE İLE BASTIRMAYA ÇALIŞMAK
- Fazla kafein vücut için zararlıdır. Özellikle boş mideye sürekli çay kahve almak mide sağlığına da zarar verir. Aralıklı orucun felsefesinde aç kalarak şifa bulmak ve bundan keyif almak vardır. Eğer kendinizi sürekli açlığınızı bastırmaya çalışırken buluyorsanız oruç pencerenizin uzunluğunu gözden geçirmenizi öneririm.
Bu yazıdaki katkılarından dolayı diyetisyen Hamra Uslu’ya teşekkürler.